ERKEK HASTALIKLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ERKEK HASTALIKLARI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

PROSTAT

24 Nisan 2009 Cuma

Prostat (erbezi):
Erkeklerde mesanenin (sidik kesesi) altında yer alan ve bu bölümdeki idrar kanalını .epeçevre saran bir dokudur. Genç yaştaki erkeklerde salgıladığı maddelerle üremede yol alır.
25-50 yaş erkeklerde prostatın değişik yolllarla edinilmiş iltihapları (prostatit), idrar sıklığında artış, yanma, bazen de akıntılarla karşımıza çıkmaktadır. Bu olguların tedavileri çeşitli ilaçlarla mümkün olmaktadır.

Prostat 50 yaşından sonra ise, kesin nedeni bilinmemekle beraber kendi iç yapısında bazı değişimler gösterir. Bu değişimler iyi huylu büyümeler (prostat hiperplazisi) ve kötü huylu değişimler (prostat tümörü) olarak ortaya çıkmaktadır.

Prostat Hiperplazisi:(Prostatın iyi huylu büyümesi)
İnce ve zorlu işeme, geceleri idrara kalkma yakınmalarıyla ortaya çıkmaktadır. Bu hastaların geç dönemlerde idrarlarını hiç yapamadıklarından, sonda taşımak zorunda kalırlar.
Tedavi seçiminde şikayetlerin düzeyine göre; ilaç tedavileri, açık ve kapalı prostat ameliyatları önerilebilir. Bu yolla da hastaların rahat idrar yapabilmeleri sağlanır.

Özellikle vurgulanması gereken şudur ki: günümüzde açık olsun, kapalı olsun prostat ameliyatları bir bademcik ameliyatı veya bir sezaryenden daha riskli değildir. Bu ameliyatların cinsel hayata olumsuz etkileriyle de artık karşılaşılmamaktadır.

Prostat Tmnürü: (Prostatın kötü huylu değişimleri)
Erken dönemde ancak prostat muayenesi ve ve kan tahliliyle yakalanmaktadır. Yani bu hastalık başlangıçta hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyen bir davranış gösterir.
İşte bu yüzden: 50 yaşını geçen her erkeğin prostat yönünden Urolojik muayenesini önerilmektedir. Aksi halde teşhiste geç kalınmış prostat tümörlerinde yaygın kemik ağrıları olan, yürümede zorluk çeken, kemiklere, karaciğer ve akciğere sıçramalar gösteren bir hasta ile karşılaşabilir. Bu aşamadaki geç kalmış hastaların tedavi sonuçları ise yüz güldürücü olmaktadır.

İNMEMEİŞ TESTİS ( KRİPTORŞİDİZM )

22 Nisan 2009 Çarşamba

Kriptorşidizm, sözcük olarak erkek çocukların testisleri karın içinde kalması anlamına gelir.
Hamilelik sürecinde, gelişimi abdominal (karın) içinde başlayan testisler, gebeliğin son döneminden itibaren (son 3 ay) giderek inguinal kanal adlı kanala girip scrotum'a (testis torbası) inerler.

Bazı çocukların testisleri doğduklarında scortuma inmemiş olabilir. Bu konuda ailelerin çok fazla endişelenmesi gerekmiyor. Uzmanlara göre bir yıla kadar testislerin scrotum'a inmesi gecikebilir, ama bu süre içinde düzenli takib edilmelidir.
Söylenmesi gereken bir nokta daha: testislerin dokusu yüksek ısıya dayanıksızdır ve bu nedenle de testislerin vücut dışında bulunmaları gerekmektedir.

Tedavi genellikle ameliyatla yumurtayı torbaya indirip orada tesbit etmektir (orşiyopeksi). Gerçek inmemiş testisin 1 yaşından sonra torbalara inmesi beklenmez. İnmemiş testisli çocukların % 14 ünde ailevi inmemiş testis hikayesi de vardır. Daha çok sağ taraftadır (%60) ve %20 iki taraflı olabilir.

İKTİDARSIZLIK ( SERTLEŞME SORUNU )

25 Mart 2009 Çarşamba

Günümüzden 20-25 yıl öncesine kadar sertleşme sorunlarının (iktidarsızlık) %80'inin altında psikolojik nedenlerin yattığına inanılmaktaydı.
Bugün ise sertleşme sorunu çekenlerin ancak %15'inİn psikolojik nedenlere bağlanabileceği, kalan %85'inin tedavi olanağına sahip hastalıklara bağlı olduğu bilinmektedir.


Sertleşme sorunları:

Hayatı tehdit eden hastalıklar grubunda olmadığından ve kültürel, dinsel, yasal etkenlere bağlı olarak, erkekler ve eşleri tarafından çoğu zaman ifade edilememektedir. Ancak gerçek şudur ki, her erkek hayatının bir evresinde bu sorunla karşılaşmış veya karşılaşacaktır.
Sertleşme sorunu: yeterli bir cinsel ilişki için gerekli olan sertleşmeyi sağlayamama ve/veya devam ettirememe olarak tanımlanır.
Yeterli bir sertleşme için psikolojik, hormonal, nörolojik, damarsal ve organsal (penis) etkenlerin sağlıklı çalışması gereklidir.
Bunları açarsak:
A.Psikolojik Nedenler: Stres, depresyon, kaygı, ümitsizlik.
B.Honrmonal Nedenler: Beyinden cinsel uyarıcı hormonlar, testisden erkeklik hormonu (testeteron), tiroid hormonları, bazı tümör cinslerinden üretilen hormonlar (prolaktin) sertleşmeyi etkilemektir.
C- Nörolojik Nedenler: Beyin, omurilik, penis sinirlerindeki değişik nedenlere bağlı sorunlar (tümörler, ameliyatlar, omurilik yaralanmaları, diyabet, yoğun alkol tüketimi v.b.)
D.Damarsal Nedenler: Peniste damar sertleşmesi ve kan kaçakları (diyabet, hipertansiyon, yüksek kolestrol v.b.)
E.Organsal Nedenleri Peniste yapısal bozukluklar (eğrilik, açılanma, sert plaklar v.s.)
F.Diğer Nedenler: Kalp, tansiyon,mide ve sinir ilaçları, hormon ilaçları kullanımı,yoğun alkol tüketimi, böbrek haslalıkları (böbrek yetmezliği, diyaliz), karaciğer hastalıkları (siroz).

İktidarsızlık tedavisi:
Sertleşme sorunlarına yol açan yukardaki nedenlerin ortaya konması ile, nedene yönelik tedavi şansı günümüzde mevcuttur. Bu tedavi yöntemleri arasında:
1.İaçlar; Ağızdan kullanılan ilaçlar (uyanalar, yohimbin. viagra v.b.), penise uygulanan enjeksiyonlar (intrakavernöz enjeksiyon), penis İçine sıkıları ilaçlar.
2. Penis Protezleri: "Mutluluk Çubuğu" olarak bilinmektedir ve çok değişik çeşitleri vardır. Penise sertlik vererek cinsel ilişkiyi olası hale getirirler ve hayli kullanışlıdırlar.
3.Damar Cerrahisi: Penis damarlarının tamir ve canlandırılması amaçlı ameliyatlardır.
4.Vakum Cihazları: İlişki öncesi uygulama ile peniste sertleşmeye yardıma olurlar.
5.Psikoterapi: Cinsel hayattan olan beklentilerin saptanması, eşlerin uyumlarının sağlanması, cinsel davranış eğitimleri ve cinselliğe ait bilgilerin gözden geçirilmesine yönelik desteklerdir.

Unutmayalım ki hayatımızda cinsellik, nefes alma, yemek yeme kadar doğal ve temel bir unsurdur ve mutlu bir hayatın bütünleytcisidir. Lütfen Çekinmeyin doktorunuza danışın.

PENİL FRAKTÜR

6 Mart 2009 Cuma

Penil fraktür erekte penisin künt travması ile tunika albuginea’nın yırtılması sonucu meydana gelen nadir bir durumdur.

Bu durum intrakorporeal basınçta ani yükselmeye neden olan; künt travma veya penisde bükülme sonucu oluşur.
Tipik olarak olgularda kırılma sesi ile birlikte peniste şliddetli ağrı, ani detümesans, şişlik ve ekimoz mevcuttur .
Penil fraktür batılı ülkelerde sıklıkla cinsel ilişki sırasında meydana gelirken, ortadoğu ülkelerinden yapılan yayınlarda en önemli sebebin ereksiyonu sonlandırmak için yapılan zorlu manüplasyon olduğu dikkat çekmektedir.

Daha nadir görülen diğer sebepler arasında ise uyku esnasında yatakta dönme, yataktan düşme ve mastürbasyon sayılabilir.

Penil fraktür tanısı zor değildir, dikkatli anamnez ve fizik muayene tanı koymak için genellikle yeterlidir. Ancak şüpheli durumlarda kavernozografi, renkli Doppler ultrasonografi veya MR, yine üretral travma şüphesi olan olgularda üretrografi tetkikleri yapılabilir.

Penil fraktür ile ilgili ilk yayınlarda önerilen konservatif tedavi seçeneğinin uzun süreli izlemlerde önemli komplikasyonları beraberinde getirdiği gözlenmiştir. Bu nedenle son yayınlarda erken cerrahi onarım desteklenmekte ve bunun hastanede kalış süresi ve morbiditeyi azalttığı vurgulanmaktadır