Şizofreni, düşünce, heyecan, hastalar ise kendisine sorulan bir soruyu aynen irade, kişilik ve davranış bozukluklarıyla seyre yineler. Buna “Ekolali” denir. Bazı hastalar da den bir hastalıktır.
Hasta dış dünyanın gerçekle “Ekopraksi” durumu gösterirler. Burada hasta rinden kopmuştur, adeta kendisinin yaratmış kendisine söylenen hareketi aynen yineler. Bazı olduğu bir dünyada yaşamaktadır. Başka bir hastalar karşılarındaki kişilerin mimiklerini taklit anlatımla, bu yalancı dünyasına kapanmıştır. Bu “ederler. Bu duruma ekomimi denir. Bazı hastalar duruma “Otizm” denir. Hastanın kişiliği dağılmış, uzun süre durmaksızın belirli bir hareketi yıkılmıştır. Hastalık genellikle ergenlik çağında yineleyip dururlar. Buna kinetik stereotipi denir. ortaya çıkar. Kadm ve erkeklerde hemen hemen “Akinetik stereotipi”de hasta belirli birhareket-aym sıklıkta görülür. Her toplumda bu hastalığa sizlik durumunu korur.
“Flexibilitas karea” rastlanır ve ortalama sıklığı °/o 0.2-0.5 arasında denilen durumda hasta, kendisine verilen en zor olduğu düşünülmektedir. Hastalığın nedeni ola- duruşu bile bir heykelmiş gibi korur. Bazı rak pek çok etken gösterilmiştir. Ama bunlardan hastalar kendilerinin dış etkiler altında oldukları-hiçbiri tek başına yeterli açıklamayı getirmemiş- nı, bütün düşünce, konuşma ve davranışlarının tir. Bu konuda kesinlik kazanmış olan bulgu dışardan kontroTedildiğini, düşünce, konuşma ve şudur; anne ya da babası şizofrenik olan bir hareketlerin kendilerine ait olmadığını ileri çocuğun ilerki yaşamında bu hastalığa yakalan- sürerler. Bu duruma “Pasivite fenomeni” denir, ma riski oldukça yüksektir. Örneğin hem annesi Heyecan bozuklukları: Şizofrenik hastalarda hem de babası şizofrenik olan çocukların bu heyecan bozuklukları çeşitli biçimlerde ortaya hastalığa yakalanma riskleri % 50 olarak çıkar. İndiferans morbit denilen durumda, bildirilmiştir. Bu da şizofreninin kalıtım yoluyla hastanın heyecanları körelmiştir. Çok üzücü yada çok sevindirici bir olaya karşı hiçbir tepki ortaya çıkmaz. Hasta üzüntü ya da sevinç duymaz. Bazı hastalarda öfke, korku, örotizm ve kontrolsüz neşe gibi İlkel heyecanlar tabloya ilerki kuşaklara aktarılabileceğini göstermektedir.
Şizofreninin belirtilerini düşünce bozuklukları, irade bozuklukları, heyecan bozuklukları ve ambivalans olmak üzere dört ana grup altında inceleyeceğiz. Düşünce bozuklukları: Hastanın düşünceleri egemendir.
Ambivalans: Hastalar birbirinin tersi düşüncelere sahiptirler. Örneğin hasta hem ölmeyi ister,
arasındaki ilişkiler kopmuştur, düşünceleri çözülmüştür. Bunun sonucu olarak konuşma bozulmuş, karmakarışık bir durum almıştır. Hasta konuşmalarında belirli bir konuyu işleyemez,’ konudan konuya geçer, saçma sapan mantık yürütür,kendisine sorulan sorulara ilgisiz yanıtlar verir.
Buna yandan konuşma denir. Hasta konuşurken, yeni yeni anlamsız sözcükler uydurur. Bu duruma neologizm denir.
Basit şizofreni: 18-25 yaşları dolaylarında ortaya çıkan bu şizofreni tipinde, heyecan bozuklukları ön plandadır. Bu hastalarda tam bir entellektüel nöküntü görülebilir.
ŞİZOFRENİ
25 Eylül 2009 CumaPanik atak
19 Ağustos 2009 Çarşamba
Panik atak nedir ?
Panik atak, aniden başlayan ve zaman zaman tekrarlayan, insanı dehşet içinde bırakan yoğun sıkıntı ya da korku nöbetleridir.Bu nöbetler birdenbire başlar, giderek şiddetlenir ve şiddeti 10 dakika içinde en yoğun düzeye çıkar. Çoğu zaman, yarım saat devam ettikten sonra kendiliğinden geçer.
Panik Atağın Belirtileri Nelerdir ?
1- Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkışma
2- Çarpıntı, kalbin kuvvetli ya da hızlı vurması
3- Terleme
4- Nefes darlığı ya da boğulur gibi olma
5- Soluğun kesilmesi
6- Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecek ya da bayılacak gibi olma
7- Uyuşma veya karıncalanma
8- Üşüme, ürperme ya da ateş basması
9- Bulantı ya da karın ağrısı
10- Titreme ya da sarsılma
11- Kendini ya da çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme
12- Kontrolünü kaybetme ya da çıldırma korkusu
13- Ölüm korkusu
Bir panik atakta, bu belirtilerden en az dört ya da daha fazlası bulunur.
İnme (Felç) Hakkında neler biliyoruz?
4 Mart 2009 ÇarşambaFelç (İnme) nedir?
Felç, beyni besleyen damarlardan birinin tıkanması veya kanaması sonucu ortaya çıkan bir hastalık tablosudur. Tıkanan veya kanayan damarın beslediği beyin bölgesine oksijen ve gerekli besin maddeleri ulaşamaz ve beynin bu bölgesinin vücut üzerindeki kontrolü ortadan kalkar.
Felç, halen dünyanın birçok yerinde en fazla ölüme yol açan ve en fazla sakat bırakan hastalıklar arasındadır. Hastaya olduğu kadar, çevresine ve topluma maliyeti çok yüksek bir hastalıktır.
Felç için bazı uyarıcı belirti ve bulgular nelerdir?
•Geçici bulanık görmeden kısa süreli Körlüğe kadar değişen görme bozuklukları.
•Elde, kolda, bacakta veya bütün bir vücut yarısında uyuşukluk veya güçsüzlük hissi.
•Kısa süreli konuşma ve anlama bozukluğu.
•Baş dönmesi, görme bulanıklığı, çift görme, bulantı kusma, her iki kol ve bacakta güçsüzlük.
•Düşme atakları.
•Birkaç saat içinde düzelen şuur bulanıklığı.
Bu belirtiler dakika ve saatler içerisinde düzelir, bu duruma geçici iskemik atak (CIA) denir. Eğer bu aşamada uygun bir tedavi başlamazsa hastaların üçte birinde haftalar içinde veya ilk 5 yıl İçinde felç gelişecektir. Bu nedenle CIA olan hastaların mutlaka bir uzmana başvurmaları gerekir.
Pekala, bu ciddi hastalık için neler risk faktörüdür:
•Yaş: yaşınız arttıkça felç geçirme riskiniz artıyor.
•Cinsiyet: erkekseniz kadınlara göre 2-3 kat fazla felç geçirme riskiniz var.
•Geçici İskemik Atak(CİA): CİA'larınız varsa ilk 5 yıl içinde felç geçirme riskiniz yüksek.
•Hipertansiyon(HT): hipertansiyonunuz varsa, felç için ileri derecede risk altındasınız, çünkü yapılan çalışmalarda felç geçiren olguların %75'inde HT saptanmıştır.
•Diabetes Mellitus(DM); şeker hastalığınğz varsa felç İçin riskiniz 2-5 kat artıyor.
•Hiperlipidemi: HT, DM gibi kan kolesterol yûksekiiğide aterosklerozu (damar sertliğini) artırarak felç İçin riski artırır.
•Kalp hastalıklerı: kalp hastalığınız varsa yine risk artıyor.
•Alkol-sigara kullanıyorsanız; felç riskiniz artıyor.
•Doğum kontrol hapı kullanıyorsanız; risk altındasınız.
•Aile öyküsü; ailenizde felç veya kalp krizi geçiren varsa felç riskiniz yükseliyor.
Risk faktörlerini öğrendiğimize göre felçten nasıl korunabiliriz?
Yaşımızın ilerlemesini durduramayız. cinsiyetimizi değiştiremeyiz ama pekala da diğer risk faktörlerine yönelik önlemler alabiliriz veya tedavi edebiliriz:
•CİA'ları dikkate alın.
•Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçtürün, yüksekse
kontrol altına alınması için bir uzmanla görüşün.
•Kan şekerinizi, kolesterolünüzü kontrol ettirin. Eğer yüksekse bir hekimden yardım isteyin.
•Kalp şikayetleriniz varsa, ailede kalp krizi geçiren varsa bir uzmanla görüşün.
•Sigara ve alkolü bırakın.
•Doğum kontrol hapı kullanıyorsanız kesinlikle sigaradan uzak durun, nikotin ve hormonlann birlikte alınması felç riskini daha da artırır.
•Kilo verin, mümkünse İdeal kilonuza gelin.
•Düzenli egzersiz yapın.
•Stresten uzak durun.
Felçten sonra ne yapılmalıdır?
İnme geçiren hastalar beyin hastalıkları uzmanı (nörolog), tarafından görülmelidir. Nörolog hastanın şikayet ve muayene bulguları ile beynin etkilenen bölgesini belirler, tansını kesinleştirmek için bazı tetkikler ister, bunların sonucunda nedeni ortaya koyarak uygun tedaviye başlar.
İnceleme yöntemleri nelerdir?
Risk faktörlerini araştırmak üzere kan analizleri yapılır. EKG. kalp grafisi incelemeleri yapılır. Beyin kanaması ile damar tıkanıklığını ayırmak, beyin dokusunun beslenme durumu hakkında bilgi sahibi olmak için Bilgisayar Beyin Tomografisi (BBT) yapılır.
Felç nedenini ortaya koymak için karotis ve vertebral doppler USG. Ve ekokardiografi icelemeleri yapılır. Lüzum görülen olgularda MRI veya angiografı gibi daha ayrıntılı incelemeler yapılabilir.
Felç nasıl tedavi edilir?
Nörolojik semptomlar gelişmişse, hiç gecikilmeden acil tedaviye başlanmalıdır. Çünkü beyin dokusunun dolaşım bozukluğuna tahammülü dakikalar ile sınırlıdır.
İlk hedef kalbin kan atım gücünü ve kan basıncını düzenleyerek, beynin kan akımının normale dönmesini sağlamaktır.
Damar tıkanıklığına bağlı harabiyeti aza indirmek için kan akışkanlığını artıran ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçlar mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır.
Yapılan çalışmalarda pek çok ülkede toplumun felç konusunda aydınlatılması ve risk faktörieriyle mücadele ile felç sıklığında çok belirgin azalmalar sağlandığı gösterilmiştir.